-Cabinet : Bakanlar Kurulu, hükümet
-Cabinet Crisis : Hükümet Krizi
-Call upon : İstemek, rica etmek
-Campaign : Sefer, harekat, askeri operasyon
-Camps of refugees : Mülteci Kampları
-Cancel : İptal etmek, ertelemek
-Candidacy : Adaylık
-Candidate : Aday
-Capability :Güç, kudret
-Capital Sentence : İdam cezası
-Capitulate: Teslim olmak, taviz vermek
-Carnage : Katliam
-Carry onto international platform : Uluslararası platforma taşımak
-Case parties : Siyasal bir anlaşmazlıkta rakip olan taraflar
-Cash resources : Maddi kaynaklar
-Casualty : Zaiyat, şehit, ölü
-Cease fire agreement : Ateşkes Antlaşması
-Census : Nüfus sayımı
-Central Authority : Merkezi otorite
-Chair : Başkanlık makamı
-Challenge : Meydan okumak
-Chamber: Daire, oda, resmi konut
-Change of government : Hükümet değişimi
-Charitable institution: Hayır kurumu
-Cheat : Dolandırmak
-Checks and balances (seperation of powers) : Kuvvetler ayrılığı
-Chiefly : Belli başlı, başlıca
-Circular : Genelge, yönerge
-Circuit : Tur, sefer, görev gezisi
-Citizen : VatandaÅŸ
-Citizenship : Vatandaşlık
-Civil Defense : Sivil savunma
-Civil Law: Medeni Kanun
-Civil Servant : Memur
-Civil service : Kamu Görevi
-Civil status: Medeni durum
-Civilization: Medeniyet, uygarlık
-Claim: İddia etmek, hak talep etmek
-Classification: Sınıflandırma
-Clause : Åžart, koÅŸul, anlaÅŸma maddesi
-Clause of adhesion: Katılım koşulu
-Clear up : Açıklamak, aydınlatmak
-Closing statement (address) : Kapanış konuşması
-Coalition government : Koalisyon hükümeti
-Code of conduct : Davranış ve protokol kuralları
-Co-education : Karma eÄŸitim
-Coequal : Denk, rütbesi eşit
-Coersive measures : Baskı yapmaya yönelik önlemler, zorlayıcı tedbirler
-Collapse : Çökmek, yıkılmak (İkiz Kulelere yapılan saldırı sonrası BBC nin gözde kelimesi))
-Colleague : İş arkadaşı, siyasal olarak muadil
-Combat : Savaşmak, dövüşmek (Mortal Combattan asla unutulmazz))
-Combat operation : Askeri operasyon
-Combine : BirleÅŸtirmek
-Combined efforts : Ortak çabalar
-Come into force : Yürürlüğe girmek **** (sınavlarda fazlasıyla çıkan bir phrasall)
-Come into power: İktidara gelmek
-Come out : Ortaya çıkmak, yayılmak ***(yine önemli bir phrasal)
-Come to end : Sona ulaÅŸmak
-Commission of Human Rights: İnsan Hakları Komisyonu
Commitments of negotiations: Müzakerecinin taahhütleri
-Committee: Komite, kurul, heyet
-Common action: Ortak hareket
-Common Currency: Ortak para
-Common customs tariff: Ortak gümrük tarifesi
-Common External Trade policy: Ortak Dış Ticaret Politikası
-Common Goal : Ortak hedef
-Common Ground for Discussion : Tartışmanın ortak paydası
-Common market: Ortak pazar
-Communal Subversions : Toplum içindeki değişik gruplar arasında meydana gelen ayrılık
-Community : Topluluk
-Compare : Mukayese etmek
-Compensation: Tazminat
-Compete: Rekabet etmek
-Competence : Yetki, güç, iktidar
-Competent organes : Yetkili makamlar
-Complementary protocol: Tamamlayıcı Protokol
-Comprehensive: Geniş kapsamlı
-Compromise : UzlaÅŸma, fikir birliÄŸi
-Concentration Camp : Toplama kampı
-Concern (to all it may) : İlgililere
-Concession: Taviz, ödün
-Conclude : Bitirmek, sonuçlandırmak
-Concurrence : Oy birliÄŸi
-Confess: İtiraf etmek
-Confident of: -den emin, -ya güvenir
-Confidential: Gizli (Bakanlığın favori kelimesi))
-Confirmation: Onaylama, tasdik etme
-Confusion: Şaşırtma, yanıltma
-Conflict of interest: Çıkar çatışması
-Conjuncture: Belli bir zaman dilimi içinde belli bir olayı, eylem ya da etkinliği çevreleyen şartların tümü
-Consecutive İnterpretation: Simultane Tercüme)
-Consecutive Meetings: Art arda yapılan seri toplantılar (art arda kpss türkçe bölümünün yazım yanlışları konusunun banko örneğidir)
-Conservative Parties: Muhafazakar partiler
-Consensus: Konsensus, fikir birliÄŸi
-Conspirancy : Komplo, gizli plan (Mel Gibson Julia Roberts Conspirancy Theory Komplo Teorisi burdan unutmayın)
-Constituent Assembly : Kurucu Meclis
-Constitution: Anayasa
-Constructive Conversation: Yapıcı görüşmeler
-Consultant : Müsteşar, danışman
-Consultation : İstişare, müzakere
-Contemporary : Çağdaş, modern
-Contract: Sözleşme, mukavele
-Convention: Sözleşme, kural koyucu nitelikleri bulunan çok taraflı anlaşma
-Convocate a meeting: Toplantıya davet etmek
-Cooperation: İşbirliği
-Coordination: Koordinasyon
-Co-partner : İş ortağı
-Copenhagen Criteria : Kopenhag Kriterleri
-Counter attack : Karşı atak
-Council of ministers: Bakanlar Kurulu
-Counterpart : Denk, muadil
-Criteria : Kriter, ölçüt
-Custody: Koruma, himaye (Vize başvurularında sıkça karşılaşılan kelime)
-Custom tariff: Gümrük tarifesi
-Cycle: Dönem, çağ
-Cyprus problem (dispute) : Kıbrıs Sorunu (İşte asla unutamayacağımız kelime bu))